Psikolojide Kavramlar - Sayfa 12 - ForumIRC.Com

Beni Anımsa?
Etiket Listesi

Cevapla Yeni konu oluştur
Standart Yanıt: Psikolojide Kavramlar #111
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Alt 14 Nisan 2021, 09:01
Motus Etkisi

Motus etkisi enformasyon iletiminde olumsuz haberlerin olumlulara kıyasla daha yavaş iletilmesini ifade etmektedir. Araştırmalara göre insanlar başkalarıyla ilgili kötü haberleri onlara nakletmede isteksiz davranmaktadırlar ve bunun ilgili kişinin düşmanlığını üstüne çekme kaygısından kaynaklandığı düşünülmektedir. Bu kaygının haklılığını gösteren bazı tarihsel olayların bulunduğu bilinmektedir.
Nitekim tarihte pekçok hükümdar veya imparator kendilerine kötü haber getiren elçileri hapse attırmış veya öldürtmüştür. Öte yandan kötü haber verme durumunda olanın empatisinin de onu kötü haber vermekten alıkoyması mümkündür (Gergen 1982).
__________________
“çirkinsiniz ve bu fiziksel değil.”
Standart Yanıt: Psikolojide Kavramlar #112
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Alt 14 Nisan 2021, 09:01
Nesne Algılama

Tüm algılardaki çarpıcı gerçek ilgili sürecin duyusal bilgiyi daima nesneler'e (object) dönüştürmesidir (to convert). Büyük ve kırmızı bir imge (image) ahır olarak görülür. Kolun üzerinden gelen bir dizi basınç duyumu sürünen bir böcek olarak algılanır. Uzaktan gelen sirene benzer ses yaklaşan bir cankurtaran olarak işitilir. Görüldüğü gibi insanlar sadece duyum ve uyarıcı toplulukları değil bilakis devamlı olarak nesne algılarlar.
Nesne algılanması (object perception) kısmen öğrenmeye dayanır. Kişinin nesneleri isimlendirebilmesi ve bunların işlevlerini belirtebilmesi kuşkusuz ki öğrenilir. Ancak öğrenmenin yanı sıra uyarıcıların nesnelere örgütlenmesi şeklindeki temel eğilim (tendency) insanların duyu organları ve sinir sistemlerinin doğuştan gelen (innate) bir özelliğidir. Nesne algılanmasını içeren bu doğal yeteneğe (ability) ilişkin etkenler (factor) örgütleyici eğilimler (organizing tendencies) olarak adlandırılmıştır.
__________________
“çirkinsiniz ve bu fiziksel değil.”
Standart Yanıt: Psikolojide Kavramlar #113
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Alt 14 Nisan 2021, 09:01
Şekil-Zemin Algısı
insanların nesne algılamalarındaki başlıca örgütleyici eğilim şekil (figüre) ve zeminin (ground) birbirlerinden ayrılmasına ilişkindir. Bu eğilim nesnelerin zemine göre göze çarpmalarına zeminden doğru sivriliyormuş gibi görülmelerine neden olur. Resimler duvarın üzerinde asılıdır kelimeler de sayfanın üzerinde yer alır. Bu örneklerde şekil resim ve kelimeler; zemin ise duvar ve sayfadır. Şekil 1'iin solundaki resme baktığınızda; buradaki siyah alan daha önce gördüğünüz belirli bir cisme benzemese bile siz onu otomatik olarak cisim gibi görürsünüz. Sağdaki resme baktığınızda ise ya birbirine yakın iki yüz veya bir vazo görürsünüz iki cisimden herhangi birinin algılanabileceği bu tür resimlerden farklı algılanabilir şekiller (reversible figures) olarak söz edilir. Buradaki önemli nokta; elinizde olmaksızın bir cisim yani bir zemin üzerinde şekil görüyor olmanızdır.

Şekil 1 Sol: Siyah alan otomatik olarak zemin üzerindeki şekil düzeninde algılanır. Sağ : Bazen şekillerden biri bazen de diğeri zemin haline gelmektedir.
Şekil-zemin ilişkilerinin algılanması görmenin dışındaki diğer duyumlar için de geçerlidir. Bir senfoni dinlenirken melodi veya tema şekil olarak algılanır; akortlar ise zemini oluşturur. "Rock" müziğinde gitarist tekrarlanan akortları zemin olarak kullanır; bir ölçüde değişkenliğe sahip olan şarkı ise bu zemine göre şekildir. Kolun derisinden gelen gıdıklanma duyumu kolun üzerinde sürünen bir böcek olarak algılanır. Bu örnekler şekil-zemin ilişkisi algılama eğiliminin bütün algı türlerine yaygın bir özellik olduğunu göstermektedir.
Gruplama
Nesne algılamadaki bir diğer örgütleyici eğilim uyarıcıların bir örüntüye (pattern) gruplanmasıdır (grouping). Gruplamada ilgili ortamdaki çeşitli ipuçlarından (cue) yararlanılır. Örneğin Şekil 2'nin a kısmını üç çift çizgi olarak görürsünüz. Buradaki ipucu bir çizginin diğerine olan yakınlığı'dır (proximity). Şeklin b kısmında ise biri diğerinin üzerinde iki üçgen görüyor olabilirsiniz. Bu durumda birbirine benzeyen maddeleri (item) kendi içlerinde gruplamaktasınız (similarity). Aksi takdirde c'deki gibi altı köşeli bir yıldız görürdünüz. Benzerliğe göre gruplama şeklin d kısmında da görülmektedir. Çoğu insanlar x'leri ve noktaları kendi içlerinde birbirlerine yakın ve noktaları da x'lerden fazlaca bir aralıkla ayrılmış olarak algılarlar.

Şekil 2 Görmede algısal gruplamaya örnekler
Ancak gruplamada her zaman benzerlik esas alınmaz. Şekil 2'nin e kısmının .altı köşeli bir yıldız olarak görülmesi biri noktalardan diğeri dairelerden meydana gelen iki ayrı şekil olarak görülmesinden daha kolaydır. Bu durumda benzerlik bir diğer kuvvetli gruplama eğilimi olan dengeli ve bakışık (symmetric) şekil oluşturma alışkanlığım (habit) içeren bakışım (symmetry) ile yarışma halindedir. Son olarak gruplama kısmında gösterildiği gibi devamlılık (continuity) temeline göre de olabilir. Bu eğilim kavisli bir çizgiyi kavisli bir yolda düz çizgiyi ise düz bir yolda devam ediyor olarak görmenizi sağlar. Buna göre f kısmında üç şekil görebilirsiniz: düz bir çizgi bir yarım daire ve bir kırıklı çizgi. Düz çizgiyi kesişme noktalarından birinde aniden kavisli bir hal alıyor olarak görmeniz ancak özel bir çabayla mümkün olacaktır.
Tamamlama
Psikologların nesne algılanması konusunda keşfettikleri birkaç örgütleyici süreç daha vardır. Bunlardan biri olan tamamlama (closure) eğilimi insanların görsel dünyalarını uyarımdaki boşlukları doldurarak örgütlemelerine ve böylece de kopuk parçalar yerine bütün bir nesne algılamalarına yol açar. Şekil 2'nin b c ve e kısımlarının algılanmasında böyle bir eğilim söz konusudur. Aynı eğilim Şekil 3'te üstteki ve ortadaki şekillerin sırasıyla daire ve kare olarak algılanmalarına yol açar. Alttaki şekli de yine kopuk çizgiler yerine bir nesne olarak görürüz. Çoğu insanlar bu şekli at üstünde bir adam olarak görürler.

Şekil 3 Algısal tamamlama boşlukları doldurur: Nesne bütünüyle mevcut olmayabilir ama biz yine de onu tamam olarak algılama eğilimi gösteririz.
__________________
“çirkinsiniz ve bu fiziksel değil.”
Standart Yanıt: Psikolojide Kavramlar #114
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Alt 14 Nisan 2021, 09:01
Newcomb Paradoksu

İnsan ilişkileri çerçevesinde Palo Alto Ekolü mensuplarından Watzlawick tarafından işlenen Newcomb paradoksu mükemmel bir öngörünün mümkün olup olamayacağı tartışmalarında ortaya çıkan bir paradokstur.
Bu paradoksa göre belirli bir durumun aktörleri (ekonomistler vs) kendilerini az ya da çok bildikleri bir geleceğe göre ayarlamak istediklerinde bu geleceği bir veri olarak alırlar; oysa bu geleceği belirleyen onlardır. Bir başka deyişle aktörler bizzat kendilerinin tasarladıkları kendilerinden dışa yansıttıkları bir geleceği işaret noktası olarak almaktadırlar (Bootstrapping olgusu).
Newcomb problemi şu şekilde özetlenebilir: İki kutu alalım; bunlardan birinde 1000$ var ikincisinde ise ya 1000000$ var ya da hiç bir şey yok. Siz oyuncusunuz ve iki seçeneğiniz var: Bunlardan a1 iki kutuyu birden almak; a2 ise ikinci kutuyu tercih etmek. Senaryoya göre oyunda sizden başka geleceği öngören bir Kâhin (veya Kader) var.
Bildiğiniz kadarıyla bu Kâhin o ana kadar sizin ve başkalarının seçimlerini öngörme konusunda hiç yanılmadı. Bu oyunda Kâhin siz birinci seçeneği (a1) seçerseniz Kâhin bunu öngörecektir ve ikinci kutuyu boş bırakacaktır ve bu durumda sadece 1000$'ınız olacaktır. İkinci seçeneği (a2) seçerseniz Kâhin bunu da öngörmüş olacaktır ve ikinci kutu içine 1000000$ koyacaktır. Siz de bunları biliyorsunuz ve Kahin'in öngörme kapasitesine inancınız tam. Ne yaparsınız?
Burada iki bakış açısı mümkün. Birincisine göre a2'yi seçmek gerekir; zira a1'i seçerseniz Kâhin bunu öngörmüş olacaktır ve ikinci kutuyu boş bırakacaktır; bu durumda garantili 1000000$ (a2'yi seçmek) yerine sadece 1000$'ınız olacaktır.
İkinci bir bakış açısı da makul görünüyor ve bu paradoksun kaynağını oluşturuyor. Buna göre siz tercihinizi yaparken ikinci kutuda bir milyon dolar zaten ya var ya yoktur. Bu durumda iki kutuyu birlikte alırsanız ikinci kutu ister boş ister dolu olsun iki duruma göre de bin dolar daha fazla kazanacaksınız. Eğer iki kutu da doluysa a1'i seçmekle 1001000$; a2'yi seçmekle sadece 1000$ kazanırsınız.
Bu iki argümantasyon tarzı iki farklı zaman kavramına dayanmaktadır. Birinci görüştekilere göre iki olay (sizin tercihiniz ve Kâhin'in parayı koyup koymaması) nedensellik planında birbirinden bağımsızdır aralarında sadece olasılıksal bir ilişki vardır. Bu tersine çevrilebilir bir zaman anlayışı içerir ve burada geçerli değildir. Newcomb problemi aşağıda görüldüğü gibi tutuklular ikilemine benzetilebilir.
Ego açısından bakıldığında oyun şu şekilde görünmektedir:
1. a1 oynadığımda en azından 1000$'ın olur.
2. 1001000$ kazanabilirim ama bu nedensel olarak bana bağlı değil.
3. 1000000$ kazanabilirini ama sadece 1000$'dan vazgeçersem 3'. Veya 1001000$ kazanabilirim ama eğer Kâhin benim 1000$'dan vazgeçeceğimi öngörürse.
Burada Kâhin yerine bir başka oyuncu konması düşünüldüğünde oyun tutuklular ikilemine dönüşür. Bu nedenle problemi analiz eden Lewis iki kutuyu da almak gerektiğini savunur (Dupuy 1992). Bazıları ise Kâhin'in öngörüsüne güvenmek ve bu nedenle de sadece ikinci kutuyu almak gerektiğini öne sürer; ama bu tutuklular ikilemindeki işbirliği seçeneğinden farklı bir şey değildir.
Lewis'e göre bu davranış irrasyoneldir; tutuklular ikileminde de görüldüğü üzere bu davranışın rasyonel bir nitelik taşıması için bizim eylemimizle diğer oyuncunun eylemi arasında sadece olasılıksal değil aynı zamanda nedensel bir bağ olması gerekir. Newcomb probleminde de durum aynıdır.
Dupuy'a göre eğer gelecekten bu ana gelerek yani bir amaca yönelik olarak düşünülürse ikinci kutuyu almak gerekir; ama eğer aksi halde yani eylem zamanında kalırsak iki kutuyu da almak gerekir.
Harvard Üniversitesi'nden filozof Nozick'in "bu paradoksa ilişkin analizlerini temel alan Watzlawick'e göre ise paradoksu dostlarınız veya öğrenciler üzerinde denerseniz iki gruba ayrılacaklardır. Kendi bakış açınızın doğruluğunu tekrarlamak sorunu çözmemektedir.
Watzlawick'e göre sorun bizim gerçekliğimizin bir düzeninin olup olmadığında düğümlenmektedir. Bunun üç mümkün cevabı vardır:
Birinci cevaba göre; bu gerçekliğin hiçbir düzeni yoktur gerçeklik aynı Ölçüde düzen ve kaostur yaşamımız ise psikotik bir kabustur. İkincisine göre; biz varoluşsal eksik bilgi (disinformation) durumumuzu bir düzen yaratarak telafi ederiz; bu düzeni bizim icat ettiğimizi unutur ve 'gerçeklik' olarak niteleriz.
Üçüncüsüne göre; bağımlı olduğumuz ama bizden bağımsız olan bir üst gücün yarattığı bir düzen vardır ve bu üst güçle iletişim kurmak insan için en önemli amaçtır. İnsanların çoğu birinci olasılığı dikkate almazlar. Ama hiç kimse diğer iki şıktan birini veya diğerini belirsiz veya bilinçdışı bir şekilde de olsa dikkate almaktan kaçınamaz.
Newcomb paradoksu bu hususla ilgilidir: Ya III. şıkkın tanımladığı gibi gerçekliğin kesinlikle ve kaçınılmaz bir şekilde düzenlendiğine inanırsınız ve sadece ikinci kutuyu alırsınız; veya önceden belirlenmeyi kabul etmeyip II. şıkkı benimsersiniz 'a posteriori nedensellik' (gelecek olayların anı ve geçmişi belirlemesi) olmadığını düşünürsünüz ve iki kutuyu birden alırsınız. Sorun bir bakıma özgür irade ve determinizm sorunsalına göndermektedir.
__________________
“çirkinsiniz ve bu fiziksel değil.”
Standart Yanıt: Psikolojide Kavramlar #115
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Alt 14 Nisan 2021, 09:01
NLP

Nöro-lengüistik programlama ya da kısa ifadesiyle NLP bir iletişim ve kişisel değişim tekniğidir. Teorik temellerini davranış terapileri iletişim teorileri ve Milton Erikson'un hipnoz anlayışında bulan NLP'nin bazı görüşleri son yıllarda popüler bir hale gelmiştir.
Örneğin bireylerin iletişim tarzlarının farklı olduğu bazılarının görsel bazılarının işitsel diğer bazılarının da kinestezik olduğu şeklindeki görüşler.
__________________
“çirkinsiniz ve bu fiziksel değil.”
Standart Yanıt: Psikolojide Kavramlar #116
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Alt 14 Nisan 2021, 09:02
Nominalizm

Sosyal psikoloji vokabülerinde nominalizm sağduyu psikolojisi çerçevesinde insanların şeyleri adlandırmayı onları anlama veya onlara hakim olmakla eşdeğer görmeleri eğilimini ifade etmektedir.
__________________
“çirkinsiniz ve bu fiziksel değil.”
Standart Yanıt: Psikolojide Kavramlar #117
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Alt 14 Nisan 2021, 09:02
Norm

Norm bireyin yetenekleri davranışları ve görüşleri konusunda referans aldığı standarttır. Sosyal normlar grup içinde model veya kural olarak dikkate alınması istenen şeylerdir.
Sosyal normlar örtük (implicit) olabildikleri gibi açık seçik bir şekilde vazedilmiş de olabilirler. Grup üyeleri grup normlarına uyma yönünde bir eğilim gösterirler; bu eğilim belirsizliği gidermeye yönelik bir enformatif etkiden veya ödül-ceza mekanizmalarına bağlı bir normatif etkiden (grup baskısı) kaynaklanabilir.
__________________
“çirkinsiniz ve bu fiziksel değil.”
Standart Yanıt: Psikolojide Kavramlar #118
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Alt 14 Nisan 2021, 09:02
Ortak Bilgi

David K. Lewis (1969 1983) tarafından Convention adlı kitabında ortaya atılan ortak bilgi (common knowledge) kavramı oyun teorisini takip eden dil tartışmalarının odak noktasında yer alan kavramlardandır. Bu kavram daha sonra oyun teorisyeni Aumann tarafından matematikleştirilmiş ve Dupuy tarafından metodolojik bireycilik ve rasyonellik paradigması tartışmalarında kullanılmıştır.
Lewis Convention'da şu analizi yapar. Kullandığımız dilin (İngilizce Türkçe) uzlaşmasal olduğunu söyleriz. Bunu gösteren ile gösterilen arasındaki bağın keyfi olduğu şeklinde de ifade edebiliriz. Ancak bu görüş şöyle bir engelle karşı karşıyadır. Dil açık seçik (explicii) bir anlaşmadan bir sosyal kontrattan kaynaklanamaz çünkü bunların kendisi dilin önceden var olmasını gerektirir.
Bu durumda örtük (implicit) bir anlaşmadan ifade edilmemiş bir uzlaşmadan söz edilebilir. Lewis dili içine nüfuz edilmez kolektif bilinçaltı özerk sembolik bir yapı gibi gören yapısalcıların aksine anlaşılabilir rasyonel kılmaya çalışmaktadır ve bir bakıma ekonomistler gibi rasyonellik paradigmasını temellendirmek istemektedir. Bir halkın belirli bir dili uzlaşma sayesinde kullandığının temellendirilmesi bu rasyonelliği kısmen kanıtlamış olacaktır.
Bunun için hareket noktası olarak Schelling'in The Strategy of Coflict (1960) adlı eserinde ele aldığı oyunda işbirliği ya da eşgüdüm (coordination) kavramım alır. Çatışmaya dayalı oyunlardan farklı bir tür oluşturan bu oyun tipi basitliği nedeniyle matematikçilerin ilgisini çekmemiş de olsa formel basitliğinin arkasında son derece büyük bir bilişsel karmaşıklık taşımaktadır.
Bu oyun tipi oyuncuların çıkarlarının uyuştuğu ve dolayısıyla birbiriyle eşgüdümü ahengi sağlamalarının yeterli olacağı bir oyun tipidir; örneğin iki oyuncu varsa her ikisinin de a veya b oynamalarının gerektiği diğer durumlarda kazanç ve kayıplarının sıfır olduğu bir oyun tipidir.
Bu durum büyük bir mağazada birbirini kaybeden ve bulmaya çalışan eşlerin durumuyla somutlaştırılabilir. Eşlerden her biri apaçık bir buluşma noktası düşünür ama bu türden pek çok nokta vardır. Burada sorun (kadın açısından baktığımızda) diğerinin (kocanın) basitçe ne yapacağını öngörmek değildir.
Zira onun (kadının) davranışı kocanın da kendisini örtün (kadının) yerine koyarak ne düşüneceğini kestirmeye yani bizzat kocası hakkında öngördüğü davranış şekline bağlıdır. Burada her ikisi için de aynı şey yani diğerinin yerine kendini koymak söz konusudur. Böylece iki kişi arasında yansımalı bir düşünce oluşmakta ve bu ortak bilgiye ***ürmektedir.
Bu şekilde akıl yürütme sınırsız bir zincir halinde uzaması ve teorik boşluk içermesine rağmen pratikte eşlerin bilişsel performansları sayesinde çözülmektedir. Her biri diğeriyle eşgüdüm sağlamaya çalışmakta çünkü diğerinin de onunla eşgüdüm aradığını bilmektedir. Burada yansımalı düşünce istikrarı getirmektedir. Eşlerden her biri küçük işaretler ip uçları arayarak diğerinin onun ne düşündüğünü kestirmeye çalışmaktadır.
Lewis bu örtük anlaşma sezgisel uzlaşma fikrini ele alarak işler. Ona göre örtük uzlaşma eşgüdüm sorununun çözümüdür. Uzlaşmanın doğası ortak bilgi olmasıdır. Daha açıkçası bir uzlaşma belirli bir P popülasyonunda altı koşul içeren bir inanç veya davranış düzenliliğidir (R; regularity).
1) Herkes R'ye uyar
2) Her kişi diğerlerinin R'ye uyduğunu bilir
3) Bunun böyle olması her bir kişiye kendisinin de R'ye uyması için nihai ve kesin bir sebep sağlar
4) Herkes R'ye (daha zayıf bir uyma yerine ve özellikle de biri hariç hepsinin uyması yerine) genel bir konformitenin olmasını tercih eder
5) R son iki koşulu yerine getiren mümkün tek düzenlilik değildir en azından bir seçenek düzenlilik R' daha vardır (bu koşul R'nin uzlaşmasal olduğunun göstergesidir)
6) Birinci ve beşinci koşullarda ortaya çıkan olgusal durumlar ortak bilgidir.
Dupuy buna örnek olarak bir ülkede tüm sürücülerin yolun sağından gitme yönündeki uzlaşmalarını veya bir telefon konuşması kesildiğinde yeniden arayanın ilk arayan olmasını vermektedir. Ortak bilginin devreye girdiği altıncı koşulun rolü istikrarı sağlamaktır.
Her bir kişinin diğerlerinin uzlaşmaya uymak zorunda olduklarına kendilerini ikna etmek için izledikleri akıl yürütmeye ilişkin simülasyonu onu şüpheye sürüklemek yerine kendi inancında pekiştirmektedir. Görüldüğü üzere kolektif objenin bilgisi ona istikrar sağlamaktadır (Kaynak; Dupuy 1992).
__________________
“çirkinsiniz ve bu fiziksel değil.”
Standart Yanıt: Psikolojide Kavramlar #119
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Alt 14 Nisan 2021, 09:02
Ortodoksluk

Ortodoksluk (orthodoxy) ideolojik anlamda birey ve grupları karakterize eden bir özelliğe işaret etmektedir. Adorno ve Rokeach'ten sonra ortodoks inançlar konusundaki araştırmalarıyla tanınan Deconchy'e (1984) göre Ortodoks kişi 'dilinin düşüncesinin ve davranışının ait olduğu grup ve özellikle de bu grubun iktidar aygıtları tarafından düzenlenmesini kabul eden hatta isteyen kişidir'; Ortodoks grup bu tür bir düzenlemenin sağlandığı işlediği gruptur; Ortodoks sistem ise Ortodoks bir grupta Ortodoks bireyin davranışlarını düzenleyen psiko-sosyal öğeler bütünüdür.
Bu bakış açısında Ortodoksluk belirli bir ideolojiye ait değildir ve çok çeşitli Ortodoksluklar olabilir.
Ortodoksluk ya da Ortodoks düşünce birey üzerinde kesin kontrol arayan tüm düşünce ve eylem topluluklarıyla (dinsel gruplar etnik/ayrılıkçı örgütler sekter siyasal partiler) ilgilidir. Üyeleri üstünde homojenleştirici bir etkide bulunan bu tür topluluklarda topluluğun dayandığı doktrin içindeki birbiriyle bağdaşmayan düşünce içeriklerinin ya da inançların sorgulanmaksızın aynıyla tekrarı istenmektedir. Ortodoks grup tek bir perspektifi kabul etmekte ve bu perspektifle çelişen enformasyonlara karşı bir tür bilişsel bağışıklık geliştirmektedir.
Deconchy Ortodoksluğu bir kişilik özelliği olarak görmemektedir. Ortodoksluk kontrol edilmiş ve düzenlenmiş bir sosyal alana gönderir. Bu tür bir sistemde enformasyonun rasyonel eksikliği veya eğretiliği (örneğin Katolik Kilisesi'nde teslis inancı) düzenlemenin sağlamlığıyla telafi edilir. Grubun doktrinine rasyonel eleştiriler arttığında Ortodoks grup da hakimiyetini sertleştirir. Ortodoks inanç sistemlerinde sosyal kontrol ve düzenleme grubun inançlarının içeriğinden çok daha açıklayıcı bir değer taşır.
__________________
“çirkinsiniz ve bu fiziksel değil.”
Standart Yanıt: Psikolojide Kavramlar #120
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Alt 14 Nisan 2021, 09:02
Oryantalizm

XIX. yy. da şekillenen oryantalizm bir yandan İslam dünyasını konu alan bir sanatsal-bilimsel hareketi öte yandan Asya dillerinin ve kültürlerinin incelenmesini ifade etmektedir. Ancak oryantalizmi bazıları pozitif bir bilgi ya da çok-disiplinli bir ideal gibi görürken bazıları da Batı sömürgeciliğinin bir ifadesi saymaktadır. Oryantalizm sosyal antropoloji veya etnoloji gibi alanları olduğu kadar kültürler arası ilişkileri ve araştırmaları anlamak bakımından da önem taşımaktadır.
Oryantalizmin doğuşu Napolyon'un 1798'de Mısır Seferi'ne bağlanmaktadır. 350 gemi ve 40000 askerle sefere çıkan Napolyon Bonaparte beraberinde üst düzey 167 bilim adamını ***ürmüştür.
Napolyon bilim adamlarının yerli halkla ilişkilerinde aracılık yapmasını söylemlerini tercüme etmesini beklemekte ve Mısır'ı onlar vasıtasıyla idare etmeyi planlamaktadır. Bu büyük sefer stratejik planda (İngilizleri müttefikleri olan Osmanlılar'ı yenerek Hindistan'da soyutlamak) başarısız ama ideolojik ve bilimsel planda başarılı olmuştur.
Mısır seferi Egyptoloji ve İslamolojinin doğmasına vesile olmuş ve bu çerçevede 300 araştırmacı 25 yıl (1803-1828) boyunca çalışarak Mısır'ın Tasviri adlı büyük bir eser ortaya koymuştur. Bu akım Fransa'da büyük bir yankı yapmıştır (V. Hugo: "XIV. Louis zamanında herkes hellenist idi şimdi ise oryantalist" demiştir). Doğu seyahatleri moda olmuş Doğu'dan esinlenen romanlar dalgası doğmuştur.
XIX. yy.da Avrupalı oryantalistin imajı şekillenmiştir: Oryantalistin çizgileri arasında yalnız adam otodidakt derin bilgili Batı dışı geleneklere hayranlık İslam veya diğer bölge dinlerine meraklı Doğu dil ve kültürlerinin güncel durumundan ziyade klasik çağıyla ilgili (pek çoğu bu ülkelerdeki mevcut koşulları ve gerçekliği beğenmemekte) Doğu kaynaklarını ve kitaplarını inceleme eğilimi gibi çizgiler öne çıkmıştır. Oryantalizm dalları arasında filolojiler merkeze oturmuş ve bunlara tarih retorik doktrinsel polemik kültür incelemeleri mitoloji eski metinlerin incelenmesi antropoloji gibi dallar eklenmiştir.
İlk oryantalizm kongresi 1873'te gerçekleşmiş yüzyılın sonuna doğru oryantalizm çerçevesinde kurulan enstitüler üniversite kürsüleri ve araştırma birimleri sağlam bir kurumsal yapıya kavuşmuş hükümetlerin ticari işletmelerin kumpanyaların coğrafya derneklerinin desteğini almış ve büyük ün kazanmıştır.
Oryantalizm günümüzde pek çok yazar ve bilim adamı tarafından eleştirilmiştir. Bunlar arasında Özellikle Edward W. Said'in 'Orientalism' adlı eseri önemli bir yer tutmaktadır (Kaynak; Sciences Humaines n.1182001)
__________________
“çirkinsiniz ve bu fiziksel değil.”
Cevapla Yeni konu oluştur

İçeriği Sosyalleştir


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 konuk)
 

Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevaplar
Son Mesaj
Painfully
Psikoloji
12
22 Haziran 2021 06:53

© İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren ForumIRC.Com sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.