Psikolojide Kavramlar - Sayfa 19 - ForumIRC.Com

Beni Anımsa?
Etiket Listesi

Cevapla Yeni konu oluştur
Standart Yanıt: Psikolojide Kavramlar #181
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Alt 14 Nisan 2021, 09:10
Verbalizm

Verbalizm (verbalism) sözcüklerin anlamını gerçekten anlamaksızın kullanma tutum ve davranışı olarak tanımlanabilir. Verbalizm boş anlamı belirsiz sözcüklerle konuşma sözcükler üstüne tartışma 'laf salatası' yapma gibi biçimler alabilir.
__________________
“çirkinsiniz ve bu fiziksel değil.”
Standart Yanıt: Psikolojide Kavramlar #182
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Alt 14 Nisan 2021, 09:10
Vücut Şeması

İnsanın vücuduna ilişkin temsili H. Head'de 'vücut şeması' (1911) P. Schilder'de 'vücut imajı' (1923) terimleriyle ifade edilmiştir. Genel olarak bu iki terimi kullanıldıkları metin alanlarına göre birbirinden farklılaştırmak daha doğru görünmektedir.
Vücut şeması daha ziyade vücudun mekândaki pozisyonu ve farklı vücut parçalarının durumunun az çok bilinçli bir temsilini ifade etmektedir. Burada insanın belirli bir andaki ve dolayımsız çevresindeki aktüel vücudu söz konusudur. Bu şema büyük ölçüde değişmezlik göstermektedir. Buna karşılık vücut imajı bireyin geçmiş yaşantılarından vücuduna ilişkin deneyimlerinden ve kültürel normlardan etkilenen bir temsile göndermektedir.
İnsanın vücuduyla ilişkisinin temel biçimi yorgunluğunu acısını veya ağrısını hissettiği rehavet veya gevşeme duyduğu vücuduyla yani onun içten algıladığı ve kavradığı yaşayan bir gerçeklik olarak vücuduyla ilişkisidir. İkinci biçimi dıştan kavranan vücutla ilişkidir ve bu ilişki tarihsel-kültürel niteliklidir.
Nitekim vücudun bugünkü anlamda bakılan seyredilen sevilen bakım yapılan ve hatları çizilen kalıba sokulan bir obje olarak kavranışı modernlikle ilişkilendirilebilir (Chappuis 1994).
Burada vücut diğerinin bakışına sunulan ve diğeri tarafından takdir edilen; duruma göre kişiler arası iletişimde köprü veya engel rolü oynayan bireyi sergileyen veya gizleyen karmaşık bir 'şey'dir. Gittikçe daha genel bir nitelik kazanan bu anlayışta çekici cezbedici diğeri tarafından beğenilen bir vücuda sahip olmak veya vücudunu diğerlerinin dikkatini çekecek veya diğerleri üstünde bir güç elde etmeyi sağlayacak ahenkli bir biçime sokmak önem kazanmaktadır.
Vücudun bir arzu veya kıskançlık güç veya zayıflık vasıtası haline dönüşmesi modernlik ile refleksif düşüncenin ortaya çıkışı arasındaki ilişkiye bağlanabilir. Vücudun kutsal olmaktan çıkışı insanın vücuduyla ilişkisinin dış bir koda göre düzenlenmesi yerine bizzat insanın gözüyle görülmesine göndermektedir. Bunun için vücudun bireyden koparak ayrılması gerekmektedir. Kuşkusuz bu kopuş sancılı ve diyalektik bir özelliktedir.
Zira vücudumuz diğerinin ve bizim gözümüzde kimliğimizin konumlandığı yer olarak bize ait olmaya devam etmekte ve varlığımızı ortaya koymakta ancak aynı zamanda sürekli diğerinin bakışına göre 'baktığımız ilişki kurduğumuz bir obje olarak işlemekte ve diğerinin varlığını ortaya koymaktadır (Chappuis 1994).
Vücut imajı çağımızda benlik sunumunun önem kazanmasıyla bireyler açısından önemli bir kaygı konusuna dönüşmüştür. İnsan vücuduna yönelik yeni bir hizmet ve endüstri sektörünün ortaya çıkması modern toplumlarda bu kaygının ne kadar yaygın olduğunu göstermektedir. Bu kaygı beslenme alışkanlıkları sportif etkinlikler estetik cerrahi ve estetik bakım hizmetleri gibi alanlarda yepyeni norm ve davranışların doğmasına yol açmıştır. Günümüzde vücut benlik amblemi statüsüne yükselmiştir (Bloch ve ark. 1997).
__________________
“çirkinsiniz ve bu fiziksel değil.”
Standart Yanıt: Psikolojide Kavramlar #183
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Alt 14 Nisan 2021, 09:10
Yafes ve Sam Kompleksi

Yafes ve Sam kompleksi gazetecilerin gerçekliği tüm çıplaklığıyla yazıp yazmaması konusundaki tartışmalarda oto-sansür tavrını ifade etmektedir. Bu kompleks kısaca olaylara karşıdan bakma ve onlardan söz etme güçlüğü ya da bu kapasiteden yoksun olma olarak tanımlanabilir.
Yafes ve Sam Nuh'un iki oğludur. Bir gün babaları yıkanırken istemeden onu çıplak olarak gören iki çocuk gözlerini kapatmışlardır. Nuh'un üçüncü oğlu Ham ise bakmaya devam ederek onun çıplaklığıyla alay etmiş ve babası tarafından lanetlenmiştir.
Yafes ve Sam kompleksinin nitelediği ünlü çağdaş olay örneklerinden biri 1968'de Vietnam'da cereyan eden My Lai Katliamı ardından ABD'de açılan davalarda olayın tanıklarının aylarca suskun kalmalarıdır.
__________________
“çirkinsiniz ve bu fiziksel değil.”
Standart Yanıt: Psikolojide Kavramlar #184
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Alt 14 Nisan 2021, 09:10
Yansımalı Düşünce

Yansımalı düşünce (specularity** refleksif düşüncenin ve empatinin bir versiyonu olarak nitelendirilebilir. Yansımalı düşünce ilişkide bulunan iki tarafın birbirinin düşüncesini dikkate alarak düşünmesini ifade eder ve bu anlamda kendi ikizini yaratan bir düşüncedir. Zira burada bir ayna oyunu söz konusudur iki aynanın birbirine karşı konması sonsuza kadar giden bir görüntü zinciri oluşturur.
Tutuklular ikilemi yansımalı düşüncenin literatürdeki en tanınmış örneklerinden biridir. Normal olarak empatik niteliği nedeniyle bu tür bir akıl yürütmenin karşılıklı anlayışı ve işbirliğini sağlaması beklenir; ancak tıpkı tutuklular ikileminde olduğu gibi karşıdakinin ne düşüneceğini hesaba katmak çoğu durumda istismar ve anlaşmazlığa ***ürmektedir.
öte yandan pratikte insanlar sağduyu yoluyla işbirliğini sağlamayı başarmaktadırlar. Ortak bilgi kavramından yola çıkan teorisyenlerin iddia ettiği gibi diğerinin düşündüğünü sonsuz bir zincirde hesaplamaksızın ("Onun düşündüğümü düşündüğünü düşündüğümü düşündüğünü düşündüğümü ... düşünüyorum") kişiler arası ilişkide bir istikrar sağlanabilmektedir.
Dupuy (1992) işbirliğine ulaşmak makul olanda birleşmek için rasyonellik paradigmasının bir eksiklik gibi gördüğü çok küçük dozda da olsa bir 'kusur'un (imperfectiori) gerektiğini kendi dışından gelen bir şeylerin devreye girdiğini belirtmektedir. Dolayısıyla açıklamayı iddia ettiği şeyi (sosyal olguları saydam ya da anlaşılabilir kılma iddiası) açıklayamayan rasyonellik paradigması kendisinde bir eksiklik taşımaktadır.
__________________
“çirkinsiniz ve bu fiziksel değil.”
Standart Yanıt: Psikolojide Kavramlar #185
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Alt 14 Nisan 2021, 09:10
İhtiyaç

İhtiyaç bireyin hissettiği fizyolojik psikolojik veya sosyal eksikliktir. İhtiyaçlar tek başına veya bir kaçı birlikte olarak bireyi belirli bir tutum ya da davranışa doğru yönlendirirler. Bu anlamda bireyi güdüleyen temel güçlerden birini oluştururlar. Psiko-sosyal araştırmalarda üstünde durulan ihtiyaçlar oldukça çeşitlidir. Bunlardan bazıları şu şekilde sıralanabilir:
? bağlanma ihtiyacı; diğerleriyle dostluk ilişkileri kurma ve bunları koruma ihtiyacı
? aidiyet ihtiyacı; bir grubun üyesi olma etrafındakilerle sıkı ilişkiler oluşturma ihtiyacı
? kendini gerçekleştirme ihtiyacı; kişisel olarak anlamlı sayılan etkinliklere girme ve başarma; özlemlerini gerçekleştirme daha mükemmelleşme ve yaratma ihtiyacı
? özerklik ihtiyacı; gözetim veya emir olmadan kendi hedeflerini kendi saptama bizzat karar verme ve kendi planına göre çalışma ihtiyacı
? güç ihtiyacı; çevresindekileri etkileme yönlendirme ihtiyacı
? gelişme ihtiyacı; bireyin kendi potansiyelini (yetenek kapasite vb.) kullanma ve geliştirme ihtiyacı
? güvenlik ihtiyacı; bireyin çevresinde yaşanan anda ve gelecekte kendini korumayı sağlama ihtiyacı
? öz saygı ihtiyacı; bilgi kapasite bağımsızlık ve benzeri bakımlardan kendine güvenme ve kendini değerli görme ihtiyacı
? sosyal onay ihtiyacı; çevresinden olumlu geri-bildirim alma takdir görme ihtiyacı vb.
__________________
“çirkinsiniz ve bu fiziksel değil.”
Standart Yanıt: Psikolojide Kavramlar #186
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Alt 14 Nisan 2021, 09:10
İletişim

ki çeşit sinyal vardır. Bunlardan birincisine işaret (sign) adı verilir işaret olaylar arasındaki doğal ilişkilerle anlam kazanır örneğin bir köpeğin havlaması ısırabileceğinin gökgürültüsü genellikle yağmur yağacağının ve bir yerden duman çıkması çoğunlukla orada ateş olduğunun işareti olarak öğrenilir. Bu olaylarda her işaretin belirli anlamı vardır çünkü daha önceden bu uyarıcıların birbirleri ile ilişkili olduğu öğrenilmiştir ikinci çeşit sinyal insanlar tarafından türetilmiştir ve bunlara sembol (symbol) adı verilir insanlar her sembole bir anlam vermişler ve onu kendi aralarında iletişim kurmak için kullanmışlardır. Bir sembol değişik biçimler alabilir. Şekil 7.1'deki gibi bir resim ya da söylenen bir kelime gibi bir ses olabilir. Bir dil iletişimde sembollerin kullanılması ile tanımlanır.
Dil Çeşitleri
Yeryüzünün farklı yörelerinde farklı anlamlar taşıyan ıslık çalma ve bazı bölgelerde oldukça geliştirilmiş bir iletişim sistemi olan davul çalma diğer sembol çeşitlerini içerir. Hemen hemen tüm insanlar el ve yüz hareketlerini iletişim aracı olarak kullanırlar. Bununla beraber sembollerle iletişimde en yaygın sistem anlam iletmek için değişik birleşimlerle söylenen ve yazılan kelimelerden oluşan bir dildir. Amerika'daki kızılderililerde olduğu gibi farklı diller konuşan ancak birbirleriyle yakın ilişkileri olan toplumların üyeleri aralarındaki dil engelini aşmak için yüzlerce el ve yüz hareketi kullanabilirler. Bu çeşit bir işaret dili genellikle sağırlar tarafından kullanılır; bunun Amerika'da kullanılan bir çeşidine ise Amerikan işaret Dili (American Sign Language) adı verilir.
Dil hem yazılı hem sözlü olabilir. Konuşma dili yazının icadından binlerce yıl öncesinden beri gelişmiştir. Büyümekte olan çocuk tarafından ilk önce konuşma dili öğrenilir.
Yazı dili ile konuşma dili arasında önemli farklar vardır. Temel öğeleri farklıdır. Biri kelimelerden diğeri seslerden oluşur. Yazı dilinin biçimi gelenekler ve gramerciler tarafından konuşma diline oranla çok daha dikkatli bir şekilde düzenlenmiştir. Konuşurken ve yazarken kullanılan sözcük dağarcığı (vocabulary) tamamen aynı değildir. Yazı dilinin sözcük dağarcığı genellikle daha geniştir. Bundan başka konuşma ve yazı dillerinin gramerleri farklıdır; bu iki yolla (media) farklı türde bilgi aktarma eğilimi vardır. Ayrıca konuşma dilinde yazı diline oranla daha fazla tekrar ve fazladanlık (redundancy) vardır.
__________________
“çirkinsiniz ve bu fiziksel değil.”
Standart Yanıt: Psikolojide Kavramlar #187
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Alt 14 Nisan 2021, 09:10
Şekil 7.1 1968 Olimpiyat oyunlarındaki kendini açıklayıcı (selfexplanatory) işaretler. Böyle "resim işaretler" kullanılması uluslararası olaylarda ve metropolitanların hava alanları gibi uluslararası ulaşım yerlerinde farklı diller konuşan insanlar arasındaki iletişim sorunlarını çözümler.
Dilbilimi
Dil konusundaki çalışmaların genel adı dilbilimidir (dinguistics). Dilbilimi içinde birçok farklı yaklaşım vardır. Filologlar (philologists) ya da karşılaştırmalı dilbilimcileri dilin geçmişini ve dillerin birbirleriyle ilişkilerini incelerler. Fonetikciler (phoneticians) bir dilin seslerini çalışırlar. Gramerciler (grammarians) dilin yapısındaki kurallarla ilgilenirler. Semantikciler (semanticists) dildeki kelime ve cümlelerin anlamını çözümlerler. Psikolinguist'ler (psycholinguists) dilin nasıl öğrenildiğini ve insan düşüncesindeki işlevlerini çalışan psikologlardır. Bölüm 6'da tartışıldığı gibi insanlar dili düşüncenin bir aracı gibi kullanırlar; onun vasıtası ile yalnız birbirleri ile değil kendi kendileriyle de iletişimde bulunurlar.
__________________
“çirkinsiniz ve bu fiziksel değil.”
Standart Yanıt: Psikolojide Kavramlar #188
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Alt 14 Nisan 2021, 09:10
Hayvanlarda iletişim
Hayvanlardaki iletişime gelince hemen tüm omurgalı hayvanlar (belkemiği olanlar) kendi türlerinin üyeleriyle ve zaman zaman da başka türlerin üyeleriyle iletişimde bulunurlar. Buradaki "iletişim" kelimesi diğer hayvanlar için anlam ifade eden sinyaller verme anlamındadır. Bu sinyaller bir köpeğin havlaması veya bir kuşun ötmesi gibi sesler ya da bir tavuskuşunun kabarması veya bir maymunun tehdit gösterisi gibi görsel gösteriler (visual displays) olabilir (Şekil 7.2'ye bakınız).
İnsan standartlarına göre hayvanların her türünün kullandığı sinyallerin miktarı oldukça azdır. En üst düzeydeki sosyal omurgalıların repertuarlarında bile 30 35 farklı gösteriden fazlası nadiren bulunur. Birçok omurgalılar arasında gösterilerin sayısı türden türe 3 4 sayılık fark göstermektedir. Bu sayılar en azı balıklarda görülen 10 ile en çoğu toplumsal düzenlerindeki karmaşıklık yönünden insanlara en yakın primatlardan olan rhesus maymunlanndaki 37 arasında bir değişim gösterir. (Wilson 1972 s. 56).
Hayvanların bu gösterileri çoğunlukla saptanık davranış örüntüleridir. Bu nedenle de türe özgü davranışlar olarak nitelendirilirler. Bununla beraber bazı örneklerde öğrenme de bir ölçüde rol oynar. Örneğin bazı kuş türleri ötebilmek için başka kuşun ötüşünü duymak zorundadırlar (Peterson 1963). Böylece hayvanlardaki iletişim hem doğuştan gelen eğilimlere (innate tendencies) hem de öğrenmeye bağlıdır.
Hayvanlarda konuşma
Hayvanlar her ne kadar iletişim kurabilirlerse de doğal bir dilleri yoktur. Burada işaretlerle semboller arasındaki fark önemlidir. Tanımı gereği bir dilde anlam karşılığında semboller kullanılır. Hayvanların havlamaları ötmeleri yüz buruşturmaları veya tehdit edici gösterilen anlamlı işaretlerdir; ancak bunlar sembol olmadıklarından dil değildir.

Şekil 7.2 Bir rhesus maymununun saldırgan gösterileri. Sert bakışlar halindeki düşük şiddette gösteri maymunun ayakları üzerine kalkması ile giderek artar daha sonra (sağda) elleriyle yeri tokatlarken ağzı açık bir şekilde başını aşağı-yukarı sallar. Bu noktadan sonra hasmı geri çekilmezse maymun saldırabilir. (Scientific Amer/can Wilson 1972.)
Doğal bir dilleri olmasa da hayvanlara insanların dili öğretilebilir mi? Papağan veya Mynah kuşu gibi bazı kuşlar insan konuşmasını oldukça iyi taklit edebilirler fakat bunları anlamlı semboller olarak kullanamazlar. Eğer kuşlara değişik anlamlar için değişik kelimeleri bir gramer düzeni içinde kullanmaları öğretilebilseydi bu bir dil olurdu. Bunu öğretmek için bazı girişimlerde bulunulmuş ancak yeterince başarıya ulaşılamamıştır (Ginsberg 1963). Yeterli çaba gösterilmemiş ya da uygun teknik kullanılmamış olabilir. Öte yandan tüm kanıtlar bazı kuşların konuşma seslerini çıkarmak için gerekli motor aygıtlara sahip olmalarına rağmen beyinlerinin bu sesleri anlamlı olarak kullanabilecek kadar örgütlenmiş olmadığını göstermektedir.
Tüm hayvanlar içinde yapısı ve büyüklüğü bakımından insan beynine en çok benzeyen beyne sahip hayvanlar şempanzelerdir. Bu onların insan dilini öğrenebilecekleri anlamına gelir mi? Bunu onlara öğretmek için iki önemli çalışma yapılmıştır. 1930'lann ilk yıllarında yapılan ilk çalışmada bir karıkoca Gua adındaki bebek şempanzeyi kendilerinin yeni doğmuş oğulları ile birlikte büyütmüşlerdir (Kellogg Kellogg 1933). Fakat Gua bir takım el hareketlerini ve kaşıkla yemek yemek gibi becerileri öğrenmişse de dil öğrenmede hemen hiç bir gelişme göstermemiştir ikinci deneyde Vicki adındaki şempanze kendisine insan konuşmasını öğretmek için uzun zaman ayıran psikologların evinde tek başına yetiştirilmiştir (Hayes ve Hayes 1951). Yoğun yetiştirme çalışmaları sonucunda Vicki'nin öğrenmiş gibi göründüğü ve anlamlı bir şekilde ku''andığı dil "anne" "baba" ve "fincan"ı andıran üç kelimeden ibarettir.
Gerçekte şempanzelerin çıkardıkları seslerin fonetik analizi ancak dört veya beş değişik sesi çıkarabildikleri izlenimini vermektedir (Liberman 1973). Buna karşılık bebekler konuşmaya başlamadan önce çok sayıda ses çıkarırlar. Şempanzelerin telaffuz ettiği tek sesli harf uh sesini andırmakta sessiz harfler ise p m ve k ile sınırlı görünmektedir. Göründüğü kadarıyla şempanzelerin beyni ya örgütlü değildir ya da konuşma dilini oluşturacak temel sesleri çıkarabilecek biçimde ses çıkarıcı kaslarla bağlantısı yoktur. Bugünkü bilimsel fikir birliğine göre konuşma dili Homosapiens türüne özgü bir yetenektir.



Şekil 7.2 Bir rhesus maymununun saldırgan gösterileri. Sert bakışlar halindeki düşük şiddette gösteri maymunun ayakları üzerine kalkması ile giderek artar daha sonra (sağda) elleriyle yeri tokatlarken ağzı açık bir şekilde başını aşağı-yukarı sallar. Bu noktadan sonra hasmı geri çekilmezse maymun saldırabilir. (Scientific Amer/can Wilson 1972.)
Doğal bir dilleri olmasa da hayvanlara insanların dili öğretilebilir mi? Papağan veya Mynah kuşu gibi bazı kuşlar insan konuşmasını oldukça iyi taklit edebilirler fakat bunları anlamlı semboller olarak kullanamazlar. Eğer kuşlara değişik anlamlar için değişik kelimeleri bir gramer düzeni içinde kullanmaları öğretilebilseydi bu bir dil olurdu. Bunu öğretmek için bazı girişimlerde bulunulmuş ancak yeterince başarıya ulaşılamamıştır (Ginsberg 1963). Yeterli çaba gösterilmemiş ya da uygun teknik kullanılmamış olabilir. Öte yandan tüm kanıtlar bazı kuşların konuşma seslerini çıkarmak için gerekli motor aygıtlara sahip olmalarına rağmen beyinlerinin bu sesleri anlamlı olarak kullanabilecek kadar örgütlenmiş olmadığını göstermektedir.
Tüm hayvanlar içinde yapısı ve büyüklüğü bakımından insan beynine en çok benzeyen beyne sahip hayvanlar şempanzelerdir. Bu onların insan dilini öğrenebilecekleri anlamına gelir mi? Bunu onlara öğretmek için iki önemli çalışma yapılmıştır. 1930'lann ilk yıllarında yapılan ilk çalışmada bir karıkoca Gua adındaki bebek şempanzeyi kendilerinin yeni doğmuş oğulları ile birlikte büyütmüşlerdir (Kellogg Kellogg 1933). Fakat Gua bir takım el hareketlerini ve kaşıkla yemek yemek gibi becerileri öğrenmişse de dil öğrenmede hemen hiç bir gelişme göstermemiştir ikinci deneyde Vicki adındaki şempanze kendisine insan konuşmasını öğretmek için uzun zaman ayıran psikologların evinde tek başına yetiştirilmiştir (Hayes ve Hayes 1951). Yoğun yetiştirme çalışmaları sonucunda Vicki'nin öğrenmiş gibi göründüğü ve anlamlı bir şekilde ku''andığı dil "anne" "baba" ve "fincan"ı andıran üç kelimeden ibarettir.
Gerçekte şempanzelerin çıkardıkları seslerin fonetik analizi ancak dört veya beş değişik sesi çıkarabildikleri izlenimini vermektedir (Liberman 1973). Buna karşılık bebekler konuşmaya başlamadan önce çok sayıda ses çıkarırlar. Şempanzelerin telaffuz ettiği tek sesli harf uh sesini andırmakta sessiz harfler ise p m ve k ile sınırlı görünmektedir. Göründüğü kadarıyla şempanzelerin beyni ya örgütlü değildir ya da konuşma dilini oluşturacak temel sesleri çıkarabilecek biçimde ses çıkarıcı kaslarla bağlantısı yoktur. Bugünkü bilimsel fikir birliğine göre konuşma dili Homosapiens türüne özgü bir yetenektir.
__________________
“çirkinsiniz ve bu fiziksel değil.”
Standart Yanıt: Psikolojide Kavramlar #189
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Alt 14 Nisan 2021, 09:11
Sessiz dil
Mademki konuşma tartışma dışı görünmektedir şempanzeler sessiz bir dil (nonvocal language) öğrenebilirler mi? Elleriyle birçok jestler yaparlar ellerini mahir bir şekilde kullanırlar ve çevrelerindeki olaylara yakın bir dikkat gösterirler. Belki de görsel sembollerin bazı birleşimleri hareketlerle birlikte kullanılarak şempanzeler için bir dil geliştirilebilir. Bu yaklaşımla önemli başarılara ulaşan üç değişik program uygulanmıştır (Fleming 1974 a b). Bunlardan biri burada betimlenecektir (Premack ve Premack 1972): Suratı adındaki şempanze ile deneyciler arasındaki iletişimin tümü Sarah'ın kafesinin arkasındaki dil tahtası (language bosrd) ürerinde yer almıştır (Şekil 7.3'e bakınız). Bu tahta manyetikti ve arkaları çelik plastik parçalar üzerine tutturulabiliyordu. Plastik parçalar büyüklük şekil ve renk bakımından birbirlerinden farklıydı. Bunların her bin bir kelimeyi simgeliyordu.
Çalışma Sarah'a bazı tek kelimelerin anlamlarının öğretilmesiyle başladı. Bir elma alabilmek için elmayı simgeleyen plastik parçayı tahtanın üstüne tutturması isteniyordu. Muz için de aynı işlem gerekiyordu. Bu yolla bir takım kelimeleri öğrendikten sonra Sarah'a "ver" kelimesi öğretildi. Bundan sonra Sarah'ın bir elmaya sahip olabilmesi için tahtaya biri "elma" için diğeri "ver" için iki parça tutturması gerekiyordu. (Şekil 7.3'de görüldüğü gibi Çinlilerin dikey yazma sistemi kullanılmıştır. Sarah bu sistemi tercih eder görünmüştür.)
Daha sonra şempanze kendisi gibi boyunlarında adları için semboller takmakta olan değişik deneycilerin adlarını öğrendi. Artık elma alabilmek için "Mary elma ver" veya "John elma ver" yazmak zorundaydı. Daha sonra parçaları "Mary Sarah'a elma ver" şeklinde yerleştirmeyi öğrenmesi gerekti. Her durumda istediğini alabilmesi için parçaları gramer kurallarına uygun kullanması isteniyordu.
__________________
“çirkinsiniz ve bu fiziksel değil.”
Standart Yanıt: Psikolojide Kavramlar #190
Painfully - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Alt 14 Nisan 2021, 09:11
İletişim Duvarı

Moles (1971) tarafından ortaya atılan bu terim kitle iletişiminin bir paradoksunu ifade etmektedir. Dünyaya açılan bir pencere olması beklenen kitle iletişim sistemleri fiziksel olarak uzak olan olayları mevcut ana ve bulunulan yere getirmektedir. Birey kitle iletişim çağında pek çok iletişim aracına bağlanmış bir durumda bulunmakta ve genel bir iletişim ağı içinde yer almaktadır.
Ancak bu durum bireyin dışa açılmasından ziyade kendi üstüne kapanması sonucunu doğurmaktadır. Kitle iletişimi dayanışmaya yol açmak yerine 'insanı kendisine' göndermektedir. Örneğin televizyon ekranı bireyleri diğerleriyle temasa geçiren ama aynı zamanda onlardan ayıran bir cam duvar gibi işlemektedir.
__________________
“çirkinsiniz ve bu fiziksel değil.”
Cevapla Yeni konu oluştur

İçeriği Sosyalleştir


Şu anda bu konuyu görüntüleyen etkin kullanıcılar: 5 (0 üye ve 5 konuk)
 

Benzer Konular
Konu
Konuyu Başlatan
Forum
Cevaplar
Son Mesaj
Painfully
Psikoloji
12
22 Haziran 2021 06:53

© İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren ForumIRC.Com sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.